28 Eylül 2013 Cumartesi

huşu içinde kaos yaşıyoruz, bakmayın.

karşılıksız duygular iyidir. acı çekmek mesela. oturur babalar gibi çekersin acını. ağzın yüzün yamulur. aşağılık bir zavallı gibi hissedersin. ama sonra geçer. insan her an yeni bir duygu icat edebiliyor. yoldan geçen bir adamın sakalını düşünürsün geçer, salıncağa binersin geçer. ekmek almaya gidersin, bakkal gülümseyince geçer. aynada kendine bakarsın geçer. gece yatağa uzanınca hatırlarsın, uyuyunca geçer. sabah iğrenç bir hisle uyanırsın, kahvaltı yaparken geçer. insan kendini avutma sanatının hakkını yüzyıllardır veriyor. ama karşılıklı duygular öyle değil. geçmezler. acın karşılıklıysa geçmez, senin gibi biri daha çekiyorsa o acının aynısından, başka bir adamın sakalı uzayıp gitse de geçmez, kahvaltı yaparken, o acı çekiyor dersin geçmez, salıncağa binince o acı çekiyor dersin geçmez, aşağılık biri gibi hissedersin. ama güçlü olman gerekir onu acısından kurtarman için, geçmez. bakkal kahkaha atsa bile geçmez.


karşılıksız duygular iyidir. mutlu olmak mesela, tek başına mutluysan, uyurken mutlu olursun, evde tek başına dans ederken mutlu olursun, bir sakalın kesilmesine mutlu olursun. bakkala gidince bakkal gülmese bile mutlu olursun. ama eğer karşılıklı mutluysan, o mutluluğu kaybetmemek için, ince hesaplar mühendisi olursun. kendiliğinden olan mutluluğu zoraki bir şeye bütünlemeye çalışırsın sonra. büyü bozulmasın diye, bakkal sana küfür bile etse mutlu kalmaya çalışırsın. ve nihayetinde mutsuz olursun, yine karşılıklı, insan iletken, zemin kaygan.kendimize basarak ilerliyoruz, yollar gidiyor, uçurumlar gitmez. uçurumlar gitmez son bulur.


acılar paylaştıkça azalmıyor ve artmıyor mutluluk bölüşülünce anlıyorsunuz ya. karşılıksız şeylerin bütün hakları insanın yalnızca kendinde gizlidir çünkü. ama oturmuş, karşılıklı yaşıyoruz burada abiler. ayıp ediyoruz belki de..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder