20 Eylül 2013 Cuma

tom waits'in sesi ve inanılması güç herşey

sevgili okur. bu yazıyı tom waits'in green gras şarkısı eşliğinde okumanı tavsiye ediyorum. aksi takdirde onu incitebilirsin.

tom waits'i dinlediğim zaman beş yaşındaki bir çocuğa dönüşüyorum. ellerim ve ayaklarım ve saç tellerim kaç yaşında olursa olsun, kimin karısı olursam olayım.onun sesi geldiğinde içimde benden başka kim varsa, çıkın dışarı demektir bu. en kutsalınız ve en iyiniz çıkın dışarı. belleğindeki çöp ben miyim diyen birkaç göz ve haksız bir kırgınlık. sonra kapanan her kapının yaptığı gibi ince bir sonsuzluk.  bütün bunların içinde kendi ekseni etrafında aksak, ağır ve şaşkın dönen bir kız çocuğu, havalanan bir etek ve görünen mahremiyet.

tom waits'i dinlediğim zaman, beş yaşına uyumuş bir çocuğa dönüşüyorum ve onun sesi yatağımın ucuna oturup kulağıma hayatla ilgili bir şeyler fısıldıyor. hiç bir şey anlamıyorum, hiç bir şey anlamıyorum ve beş yaşındayım kadar anlamıyorum. yine de rahatlatıyor içimdeki tedirginliği, anlamanın kırılmakla eş değer olduğunu bilmek.

yatakların uçabildiğine inanmışlığım kalsın ve tom waitsin yolculuğa benzeyen sesi. en kutsalınız ve en iyiniz, çıkın dışarı. bütün mümkünlükler ve imkansız pencere kenarları, çıkın dışarı.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder